Avlu, 26 sütunun üzerine oturtulmuş 30 kubbeyle örtülü bir revakla çevrili. Bu büyük avlunun içerisinde tam ortada büyük altıgen bir şadırvan yükseliyor. Avlu neredeyse caminin kendisi kadar geniş…. Kesintisiz bir kemeraltıyla çevrelenen avlu, camiye girmeden önce ziyaretçilerini büyülüyor… Avludaki kubbelerin içi kırmızı renkte desenlerle süslü. Bu desenler adete cami içerisindeki ihtişamın habercisi. Sultan Ahmet Cami, Özellikle Avrupa’da “Mavi Cami” olarak biliniyor… Bunun nedeni, caminin yeşil ve beyaz renkli İznik çinileriyle bezeli, kubbe içlerinin ise, ağırlıklı olarak mavi renkli kalem işleri ile süslü olması… Caminin her katındaki 50 farklı lale deseninden üretilmiş olan 20 binden fazla çini görsel bir şölen oluşturuyor. Bu çinilerin süslemelerindeki geleneksel motifler, yapıyı sadece bir ibadethane olmaktan çok öteye taşıyor. Çinilerin her biri ayrı bir sanat eseri.Cami, büyük usta Mimar Sedefkar Mehmet Ağa‘nın “boyutta büyüklük, heybet ve ihtişam” fikirlerini en üst seviyede yansıtıyor. Caminin 64×72 metre boyutlarındaki ibadet mekanı, 43 metre yüksekliğinde ve 22 metre çapında büyük bir kubbe ile örtülü. Dört yanı yarım kubbeler ile çevrilen büyük kubbenin boş kalan dört köşesinde ise, birer küçük kubbe var; Sedefkar Mehmed Ağa bu kubbeler sayesinde camide tam bir merkezi plan oluşturuyor. Büyük kubbe, beş metre çapında, yivli dört fil ayağı üzerinde yükseliyor. Kubbe içleri, mavi rengin egemen olduğu kalem işleriyle bezeli… Camideki hat işleri ise, 17. yüzyılın büyük hat sanatçısı Seyyid Kasım Gubarî’nin usta ellerden çıkma. Kubbe, Süleymaniye’nin ihtişamını artıran en önemli yapı…